Ana içeriğe atla

Benim Manifestom

TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal”  ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...

Devlet okulları gelir elde eden birer işletme mi yoksa?

Şimdi sizlere, 3 ay içinde kendiniz çalışmadan fakat çocukları dans ettirerek yaklaşık 20bin lira "gelir" elde etmenin tarifini vereceğim.
Malzemelerimiz:
1 adet Milli Eğitimin 32 derslikli devlet İLKokulu
1 günlük Milli bir bayram (23 Nisan makbüldür veya 19 Mayıs)
200 kadar ilkokul ögrencisi (ilkokul 1.sınıf olması yine makbuldür)
Ortalama süre:
10 hafta, 50 iş günü (günde yaklaşık 1 saat.)
Yapılışı:
Önce çocuklara müzikli dansları öğretecek ücretli bir öğretmen bulunur. Sonra 32 derslikli okulun 10 şubesine haber salınır. Bayram hazırlığı için her İLKOKUL öğrencisinden (dolayısıyla velisinden) 100 TL talep edilir. Zorla değil canım. İsteyen para verip katılacak! İsteyen düdüğü çalacak!
100TLX200 kişi= 2,5 ayda 20 bin TL "gelir" elde edilir. Üstelik kendi çocuğunuzu 1 saatlik törende sadece 10-15 dakika izlersiniz. Burası çok önemsiz bir ayrıntı ama olsun, dursun burada.
Peki, bu geliri elde eden kurum bir şirket midir? Hayır. Tabelasında DEVLET okulu yazar. Devlet okullarının işi kısa vadede gelir elde etmek midir yoksa yurttaşlarını (çocuklarımızı) eğitmek midir? Pardon ya, eğitim işinden vazgeçeli çok olmuştu, değil mi? Bolca öğretim yapıyorduk. Okulların birde yandal alanı vardı: devletin kasasına gelir toplamak. Bir nevi tahsilat bürosu.
Devletim, ILKOKUL çağındaki evlatlarına müzik, sanat, spor etkinliklerini veremeyecek kadar aciz midir? Hepimizin (devletin) okullarında, -alay eder gibi- çocukların kendi bayram töreni için veliden ücret talep etmek, ne demektir? Bu türlü bir anlayışı benim vicdanım kabul etmez. Edemez. Para vermediği için kimi çocukların dans edemeyeceğini bilmek, kahredici. Devletin okulu çocukları ayrıştırır mı? Haa, durun şimdi! Ne vardı eşitlik ilkesi. Fırsatımızın eşitliğini bir iki öğrenciden ücret almayarak sağlayacaktık ve bu şekilde vicdanlarımızı bir güzel temize çekmiş olacaktık. Ne güzel bir düzen değil mi? Kaz gelecek yerden tavuk esirger miyiz hiç? Her şey kılıfında. Sözde fırsat eşitliği var, mecburi değil isteyene var, çocuklar üzerinden istismar var. Ucunda gelir var. Bayram var, tören var. Sözde devlet okullarında eğitim-öğretim parasız. Bakın, özel okulları ağzıma dahi almadım. Devletim ikili (sabahcı-öğlenci) öğretimi sonlandırırken paralı (özel)-parasız(devlet) olmak üzere iki başlı eğitim sistemini post-modern teamüllere göre yeniden üretti. Ne güzel bir dünya, değil mi?
Hangi işletme 2.5 ayda 20bin lira gelir elde etmektedir? Devlet okulu musunuz, işletme mi?Devlet okullarının önceliği "gelir, kâr" elde etmek olamaz. Devlet eliyle yürütülen eğitim hizmetlerinde önce çocuk, önce insan ve önce insaf demek zorundayız.
Bu kadar çok şikayet ettikten sonra sen ne yaptın diye sorabilirsiniz. Tabi ki bu zihniyeti onaylayamam. Çocuğumun bayramını para vererek kirletemezdim. Red ettim. Para vermeyen çocukları ya da çocukları gönüllü olarak bayrama hazırlamayı teklif ettim.
Profesyonel değilim, tamam. Fakat youtube'da müzikli dansları izleyip öğrenebilecek bir zekaya ve öğrendiklerimi çocuklara öğretebilecek bir güvenim var kendime. Tabi, kibarca bu teklifim red edildi.Yozlaşmış sistemin değirmen taşı olmayayım diyorum, bu yozlaşmış sistemi bir tarafından tutup tamir edeyim, diyorum. Olmuyor. Olmuyor. Olmuyor!

***

Devletin ilkokullarında, milli bayram kutlamalarında, çocukların sunacakları 5-10 dakikalık gösteriler için neden ücretiyle eğitmen tutulup gösteri hazırlığı yapılıyor? Sınıf öğretmenlerimiz çok mu yetersiz? Devletin bilhassa İLKokullarındaki çocuklarımızın eğitiminde olması gereken müzik, sanat, spor etkinlikleri niçin parayla sunuluyor? Sorsanız eğitimde fırsat eşitliği var. Sorsanız parasıyla eğitim zorla değil. Biraz karşı çıksanız, istemeyen çocuğunu göndermez-miş! Mesele istenen paranın miktarı değil. 50-100 TL ile ne daha çok fakir olurum ne de daha zengin. Mesele zihniyetin çakılı kaldığı nokta. Mesele devlet okullarındaki sistemin insanı yok sayan kapitalizmin ağına saplamış olması. Adı "devlet olan kurumlar" tarafından bu sistemin desteklenmesi.

Okumak için güzel bir gün, okumaya devam et.