TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Öğretim Programı’nda “kur” öğrenme birimlerini ifade etmektedir. Buna göre; C1, C2, C3, K1 ve K2 olmak üzere beş öğrenme birimi (kur) belirlenmiştir. Kurlar arasında aşamalı, bir ilişki olup bu kurlardaki kazanımlar doğrusal bir şekilde birbirini desteklemektedir. Kurların tamamlanması süreci bir bütün olarak düşünüldüğünde “Tam Öğrenme” kuramını temele almıştır. Tüm etkinliklerin oyunlaştırılması esastır. 4-10 yaş grubu çocukların bilişsel gelişim özelliği gereği etkinliklerde somutlaştırma önemsenmelidir. Programda kazanımlar hem okul öncesi hem de ilkokul için aynıdır. Örnek kazanım ifadesi okurken ve dinlerken uygun davranışlarda bulunur. Ön koşul öğrenmeler tamamlandıktan sonra kazanıma ulaşmak için öğretme- öğrenme etkinliklerine başlanır. Dönüt, sürecin en önemli öğesidir. Öğretmen anında dönüt vermelidir. Belirli bir ilerlemeden (kazanımdan) sonra izleme değerlendirmesi yapılmalıdır. Bütün maddeler puanlandıktan sonra toplam puan alınır. Ölçme ve değerlendirme sürec...