TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
I. PERDE Aristoteles dedi ki "ilk felsefe" Öğrencisi Rodoslu Andronikos dedi ki "metafizik". Yani fizikten sonra gelen, fizik ötesi. Varlığı, varlık olmak bakımından inceleyen, varlığın hakikat ilkelerini ortaya çıkarmak için ısıtılan fikirleri okuyan ve halen okuyan biri olarak okuduklarımdan edindiğim bilgi kırıntılarına dayalı olarak diyebilirim ki metafizik sözcüğü keşke bir kafenin pazarlama stratejisi olarak bu kadar kolay harcanmasaydı. Vallahi de alındım, billahi de üstüme alı ndım. Fizik, duyularımızla algıladığımız somut nesnelerin konusu olurken fizikten sonra gelen metafizik; sezgilerimizle, aklımızla kavradığımız soyut kavramların ve olanaklı/salt olanaklı varlıkların konusudur arkadaşlar. Metafizikte düş yoktur, masal yoktur, olmayan hiç yoktur. Aksine metafizikte varolan vardır, kavranan vardır. Türk kahvesi için elbette. Kararında içilen kahvenin sağlığınıza yararı da vardır ama içerken yapacağınız zevzevkliğin adı bilmenizi iste...