TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Eğitimle ilgili tartışmaları izlemeye devam ediyorum. Gördüğüm her yorumu, haberi de okumaya çalışıyorum. Bir nevi kendime gönüllü işkence yapıyorum. Konu bütünlüğü olmasa da özü itibariyle eğitim uygulamaları ile ilgili tespitlerimi paylaşmak istiyorum. Bu yazımda uzun lafın kısası yok ama sonuna kadar okuma gayretinde bulunanlara şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum. Bakanlığın Ölçme, Değerlendirme ve Sınav hizmetleri genel müdürlüğü, 15 Eylül 2017 saat: 13.57’de resmi web sayfasından merkezi ortak sınavda açık uçlu (!) sorulara yer verileceğini duyurmuştur. Aynı duyuruda soru ve cevap örneklerini de yayımlamıştır. Duyuru metni: http://odsgm.meb.gov.tr/www/8-siniflar-merkez-ortak-sinavlarinda-uygulanacak-acik-uclu-sorular/icerik/277 Sayın Cumhurbaşkanı 15 Eylül 2017 saat 21.10’da canlı yayında teog’un kaldıracağını ifade etmiştir. Yayın ve haber metni: http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/09/16/c...