TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Mini minidir 1.sınıflar. Okul bahçesinde bir bacak kadar boyları ile hemen fark edilirler. Oğlum kocaman gözleri, minik bedeni ve beyaz lekeli tişörtü ile 1.sınıf öğrencisidir. Ödev yapıyoruz. Daha doğrusu ben başında gardiyan; o ödev mahkûmu. Ödev verilmesine veya ödev yapılmasına karşı olanlardan değilim. Çünkü bir işi iyi yapmanın, beceri geliştirmenin olmazsa olmaz koşulu ilgiyle o iş için fazlaca zaman ayırmak olduğunu bilirim. Ha bu noktada çocuklar açısından ödevler, ne kadar ilgi çekicidir, tartışılır tabi. Dün akşam etkinlik kitabından ödev yapıyor oğlum. O ödevini yaparken diğer bir etkinlik kitabını elime aldım; kitaba kaş göz atıyorum. Sayfaları değiştirirken sayfa numaralarının olduğu kısımlara gözüm takıldı. Kitabındaki sayfa numaralarının kırmızı yeşil ışın kılıçlı Star wars karakterlerine dönüşmüş olduğunu görünce, gülümsedim. Onun için etkinlik kitabı böyle bir şey idi. Çocuklar, tüm enerjilerini tüm doğallıklarıyla yans...