TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Bakanlığımız, öğretmenlerimizin mesleki performansının değerlendirmesi hususunda yönetmelik taslağını paylaşmıştır. Umarım tez zamanda bu taslaktan vazgeçilir. Taslak yönetmeliğin adı “öğretmen performans değerlendirme yönetmeliği” ancak içeriğinde öğretmen yeterliklerinin ölçülmesine ilişkin bir sınav çıkıyor (madde 25). Yeterlilik mi performans mı biraz kafam karışıyor doğrusu. O halde bir soru ile başlıyorum. Acaba bakanlık, performası nasıl tanımlıyor? Bakalım. Taslak metinde 85 kez performans sözcüğü geçiyor ancak 3.maddede tanımlar başlığı olmasına rağmen perfomans sözcüğünün işevuruk bir tanımı dahi yapılmamış olduğunu görüyorum. Taslak yönetmelikte “performans” sözcüğünün işevuruk bir tanımı olmayınca öğretmenlik mesleğinin yeterlikleri tanımı ile yetiniyorum artık. 3.maddenin 1.fıkrası n bendini okuyorum. “….Öğretmenlerin sahip olması gereken, Bakanlıkça belirlenmiş bilgi, beceri, tutum ve değerleri ifade eder.” cümlesini tamamladığımda nöronlarım kısa devre yapı...