TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Aşağıdan yukarıya sosyal medyamın haber kaynağını kaydırırken okuduğum cümlelere güldüm ancak gülüp geçemedim. Aksine seviyenin dipte olduğuna üzüldüm. Bir 3D yazıcının fotoğrafı ve üstünde yazıyor "... konferansında 3D yazıcılarımıza ilgi yoğundu, teşekkür ederiz." İlkin onun adı, 3D değil 3B'dir. 3 boyutlu yazıcı değil mi o? Ortada bir yazıcı, konferans katılımcıları etrafında dönüyor. Buna ilgi diyorlar. 3-5 daha fazla insan olunca da buna 'yoğun ilgi' diyorlar. Aman ne güzel bir yazıcı gösterdiler bize diye alkışlayabiliyoruz, öyle mi? Bizim mahalledeki Bim'de her cuma günü yaşanan yoğun ilgiyi de gelip bir görebilseydiniz, keşke. Konferanstaki yoğun ilgi ile bizim Bim'deki yoğun ilgi arasındaki benzerliklerin neler olduğunu sizlere sormak isterdim. Aman hocam bize Bim uymaz derseniz bu sefer cep telefonu tezgahlarının önündeki ilgi ile 3B yazıcıya gösterilen ilgiyi bir karşılaştırıverelim derim. Müzelik eşya gibi konmuş ortaya bir 3B yazıc...