TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
a x , şeklinde gösterilen matematiksel terimlere üstel sayı denir. Y= a x eşitliği a tabanında x üstü olan sayının Y olduğunu ifade eder. Sıfırdan büyük herhangi bir a sayısı, belirli bir kuvvette artırılabilir veya hızlandırılabilir. Bir başka deyişle, sayı kendi kendisiyle x kez çarpılır. Bu çarpma işlemi, üslü sayılar olarak bir matematik dersinin konusu olarak bilinir. Merkez üssü, hava üstü gibi durumlarla hiç ilgisi yoktur. Üstel sayılarda, sayıya (çokluğa) belirli bir kuvvetin uygulanması bizi, “hareket” kavramıyla; hareket kavramı “hız” kavramıyla ve hatta hareket kavramı bizi “değişim” kavramıyla çekiştirmektedir. Kötü bir matematik edebiyatı yapacak olursam “bir lafı 40 kez üsteleme” diyebilirim. Dünya üzerindeki olayların, ölçümlerin zamana göre değişimi her zaman sabit midir? Ne münasebet. Arttıkça artan hızlarda değişimler yok mudur? Var mı yoksa? Üçüncü senaryomuzla devam edelim hadi. Senaryo 3: Üstel (Artan) hızda değişim Zamana göre hasta sayıl...