TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Devletimin kamu görevlileri, yetkili makamları yurttaşlarına şeffaf ve hesapverebilir hizmetler sağlamalıdır. Ben yaptım “oldubitti” anlayışı terk edilmeli. Ben yazayım, siz okuyun en iyisi. 2018 yılında çocuğumun gittiği devlet okulunun yanında bir inşaat yükselmeye başladı. Yükselen okul inşaatının valilikçe ilan edilen tabelasında “Haydar Aliyev İlkokulu” inşaatı olduğu bilgisi verilmişti. Akıl sesim: İyi hoş da aynı bahçenin içinde iki tane ilkokula ne gerek vardı? Bahçede velilerle konuşuyoruz, keşke şu okul ilkokul değil de ortaokul olsa. Neden? Çünkü Afşin Bey ilkokulunun alım bölgesindeki çocuklar daha uzak bir ortaokula gidiyorlar? Tamam, her mahallede her tür seviyede okul olamaz? Böyle bir talebi dile getirecek kadar da mantıksız değilim zaten. Aynı bahçede iki ilkokul binası bulunması saçmalığındayım. Bunun üzerine ilçe milli eğitim şube müdürüne ilkin telefonla ulaşamayınca uzunca yazılı bir mesaj gönderdim. Yazılı mesajımın üzerine ilçe şube müdürü ile telefonla...