TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
YKS 'de 40'ar soru ile milyon tane öğrencinin nitelikleri arasındaki farkların belirlenmeye çalışılması, 1 gramı dahi ölçmeyen manavın terazisi ile eşdeğerdir. 5 gr koysan da 10 gr koysan da, o terazi (ölçme aracı) nesnenin ağırlığını ölçemez. Yani, o ölçme aracı, binlerce sınav sonuncusu çıkartır. Şapşiklerde vah vah binlerce sıfır puanlı öğrencimiz varmış diye üzülür. YKS 'de 40'ar soru ile milyon tane öğrencinin nitelikleri arasındaki farkların belirlenmeye çalışılması, 1 kgdan fazlasını ölçmeyen terazi ile eşdeğerdir. 3 kg koysan da 5 kg koysan da, o terazi (ölçme aracı) nesnenin ağırlığını 1 kg tartar. Yani, o ölçme aracı, binlerce sınav birincisi çıkartır. Şapşiklerde aman ne güzel binlerce birincimiz var diye sevinir. *** Yök başkanı Saraç, YKS için "Bu testte adayların muhakeme, akıl yürütme, mantıklı düşünme odaklı sözel ve sayısal becerilerinin ölçülmesini amaçlamaktayız" dedi. ÖSYM başkanı Özer, "Müfredat dışı soru kesinlikle sor...