TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Özellikle 3-12 yaş arasındaki çocukların bedenini, dilini yetkinleştirmeden ruhunu (zihnini/düşüncelerini) yetkinleştirmek için “Çocuklar için Felsefe” olur mu? Bence kalsın. Çocuklar için felsefe konusu bazı özel eğitim kurumlarında ve kimi eğitimciler için parlatılarak paketlenmiş eğitim (veya öğretim) programı olarak piyasa sürülüyor. Bunun bazı entelektüelleri mutlu ettiğini biliyorum. Ne ki beni mutlu etmiyor, edemiyor. Şayet felsefenin tanımı, mahiyeti iyi biliniyor olsa idi “çocuklar için felsefe” söyleminin felsefeye emek vermiş, üzerinde düşünmüş kişileri çokça inciten ve belki de kahreden bir söylem olduğunu söyleyebilirim. Felsefenin neliğini (keza Aristoteles’in Metafizik ’inde ne idülük, biçime ve işlerliğe dairdir) bilmeden çocuklar için felsefe söylemi, taca çıkarılmış toptur sadece. Felsefenin ne idülüğü üzerine klasikleşmiş tanımlarına bir bakalım. Felsefe; 1) İlimlerin ilmi, sanatların sanatı, hikmetlerin hikmetidir. 2) Hikmet sevgisidir. 3) Var...