TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Ortalama, çoğu kişi için dört işlem bilgisi gerektiren bir denklemdir. Ancak ortalama kavramını açıklamak, hesaplamak kadar kolay değildir. Çünkü salt matematiksel bir işlemden ziyade ortalama kavramının çok daha farklı belirlenimleri söz konusudur. Ortalama; bir orta nokta mıdır? ne çok ne de az olan bir denge seviyesi midir? sıklık bakımından en çok gözlenen midir? kabaca tahmin edilen bir ölçü müdür? iki şeyin arasında olan mıdır? Ortalama kavramının tarihsel köklerine indiğimizde ilkin İskenderiye’li Öklid ve onun Elemanları isimli eseriyle karşılaşmaktayız. Çünkü Öklid’in Elemanları eserinde orta değer , orta orantı (geometrik ortalama) üzerine önermeler bulunmaktadır . Diğer taraftan Antik Yunan filozofu Aristoteles Nikomakhos’a Etik isimli eserinde erdemlerin yapısı üzerinden bir kavram olarak ortalamanın, ortanın felsefesini yapmıştır ve ‘bize göre ortalama’ ile ‘matematiksel ortalama’ üzerine bir ayrımda bulunmuştur . Diğer taraftan aritmetik, geomet...