TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Bu yazıda, okuyana çeşitli ilhamlar vermesi amacıyla Craig Wright’ın kaleme aldığı ve Hediye Deniz Ülker’in Türkçeye çevirdiği “Dâhilerin Gizli Alışkanlıkları” isimli eserden önemli fikirler damıtılmış ve sentezlenmiştir. Dâhilerin sıra dışı başarılarının ardındaki gizli alışkanlıkları fark etmek ve onların derin dünyasına kapı aralamak, bizlere takip ettikleri özgün stratejileri keşfetme olanağı sunmaktadır. Dolayısıyla bu yazı, okuyucuya bir davettir. Dâhilerin günlük rutinlerinden, alışkanlıklarından örnekler alabiliriz. Hatta etrafımızdaki dâhileri fark edebiliriz. Deha kavramının tarihsel yolculuğu Deha geni var mıdır, yok mudur? Henüz tespit edilemediğini biliyoruz. O hâlde sorumuzu değiştirelim. “Deha nedir?” sorusuyla başlayalım. “Dâhi” ve “deha” kelimelerinin genellikle aynı anlamda kullanıldığını ancak bu kelimelerin zaman içinde dildeki anlamlarının değiştiğini öğreniyoruz. Görülen o ki deha, her çağda farklı anlamlara sahip olmuş bir sözcük. İngilizcede “genius” kelimesi, “...