TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
2023’e Merhaba diyeli 5 gün oldu. 5 günde neler olup bittiğini öğrenmek isterseniz ulusal bir kanalı açıp dinleyebilirsiniz. Benim meselem, ulusal kanallarda duyamacaklarımızı bilmek, öğrenmek veya duyduklarımızı, öğrendiklerimizi paylaşarak daha iyisini düşünmek, yapmak. Hadi başlayalım… Dijitalleşen Öğretimde Neler Olup Bitiyor? #1 Öğretimde Twitter’ın bir araç olarak kullanıldığı bir makale okudum. Twitter'ı kullanılarak ve bir dönem boyunca her hafta sorular sorularak 'doğalcı' bir eğitim ortamında üç yıllık bir çalışma yürütülmüş. Araştırmacılar, kullanıcı ve kullanıcı olmayan öğrenci gruplarının karşılaştırılmış ve bu Twitter tabanlı yöntemin dönem boyunca derse ilişkin daha yüksek içsel bir motivasyon ve ilgi uyandırdığını, öğrenmeye dair motivasyonsuzluğu azalttığını gözlemişler. Sosyal ağları, pedagojik faaliyetler için kurgulamanın faydalarını ve sınırlarını tartışıyor olmak bence çok güzel. #2 Üstelik Kovid19 salgını önc...