Ana içeriğe atla

Benim Manifestom

TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal”  ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...

Matematik Seni Kurtaracak! En Küçük Karelerle Daha İsabetli Atışlara...

Eldeki verilere ya da bilgilere dayanarak gelecekle ilgili en akıllıca (isabetli) tahminleri kim yapmak ister?

Örneğin dört arkadaş bilye oynuyorsunuz. Sekiz bilyeyi yan yana dizdiniz ve sağ baştaki bilyeyi hedef aldınız. Belli bir uzaklıktan elinizdeki 15 bilyeyle sağ baştaki bilyeyi vurmaya çalışıyorsunuz.


Karşında sekiz bilye. Hedef sağ baştaki bilye. Atış sayın 15.

Atış yapmadan önce aklından geçenler… Elindeki bilyenin hızını, açısını, rüzgârı ve kendi el becerini düşünerek, sağ baştaki bilyeyi vurup vuramayacağını düşündün (tahmin etmeye çalıştın). Düşündün çünkü başarılı olmak istiyorsun.  

Her bir bilye atışından sonra… Yaptığın atışların sonucuna bakıyorsun. Bilye hedefe yaklaştı mı, çok mu uzağa gitti, sağa mı saptı, sola mı? Sert atış yaptığında genelde hedef bilyeyi bir miktar aşıyorsun. Daha yavaş attığında hedef bilyeye ulaşamıyorsun. Bunlar eldeki verilerin.

Önceki atışlarından elde ettiğin verilere bakarak bir sonraki atışını daha iyi yapmaya çalışıyorsun. Belki biraz daha hızlı ya da fasolu atmalısın. Belki de açını değiştirmelisin. Yaptığın bu çıkarımlar, hep bir sonraki atışın için. Gelecekle ilgili daha akıllıca bir tahmin yapmak için.

Bu bilye oyununda amacımız, her atışta hedef bilyeye olan uzaklığı en küçük yapacak etmenleri bularak başarımızı artırmak. Bunu yaparken kafamıza göre değil verilere, kanıtlara dayanarak matematiksel bir modelle yapalım. Matematik, istatistik korkmak için değil kullanmak-uygulamak için. Matematiği, istatistiği ne kadar çok bilirsen o kadar çok -bazen bilmek insanı daha çok mutsuz etse de-  mutlusundur çünkü.

Hedef bilyeye olan isabetliliği artırmanın yollarını neden tahmin etmeyelim?

Ta-taaa! En küçük kareler yöntemi= hatayı en aza indirgemenin yöntemi.

En küçük kareler yöntemi, eldeki mevcut veya geçmişteki verilere bakarak, gelecekte ne olabileceğine dair en iyi "tahmin çizgisini" bulmaya çalışmakta işe koştuğumuz bir yöntem.

Atığımız her bir bilye ile hedef bilye arasındaki mesafeleri ölçmüş olalım. Kimisi hedef bilyeye çok yakın, kimisi uzak, kimisi de hedef bilyeye değme noktasında. Her biri, hedef bilyeye olan hatalı ya da hatasız atışların ölçüsü esasında. Hedefe çok yakın olan bir atış küçük bir hatayı; hedefle arasında büyük mesafe olan bir atış büyük bir hatayı; hedefe değen bir atış ise sıfır hatayı (ideal durum) göstermiyor mu?

Hedef bilyeye olan isabetsiz atışlar arasındaki farkları (hataları) bulalım. Hedef bilye ile 1.atışın mesafesi; hedef bilye ile 2.atışın mesafesi…, hedef bilye ile 15.atışın mesafesi.

Atış sayısı

Hata=Hedef bilyele olan mesafe (cm)

Hataların karesi

1

5

25

2

-3

9

3

-1

1

4

0

0

5

2

4

6

4

16

7

6

36

8

3

9

9

-5

25

10

-2

4

11

-2

4

12

4

8

13

2

4

14

3

9

15

0

0

Toplam

154

Her bir mesafenin karesini alalım ki hem negatif ölçümleri pozitif kılalım hem de miktarı büyük olan hatalar daha belirgin hale getirelim. Hedef bilyeyi aşan atışları pozitif, hedef bilyeye ulaşmayan mesafeleri de negatif olarak atfedebiliriz. Karelerini aldığımız hataların toplamını en küçük yapacak olan doğrusal çizgiyi elde etmeye çalışmak oldukça akla yatkın :) 15 atış ile hedef bilye arasındaki mesafeleri temsil edecek (kapsayacak) pek çok farazi doğru çizgisi düşünmek mümkün.

Fakat bizim amacımız elde edilecek olan doğru çizgisinin ölçümleri (atışları)  en iyi derecede temsil etme özelliğine sahip olması olduğu için en küçük kareler yöntemini kullanıyoruz.  Grafikte 0 noktası hedef bilyenin bulunduğu konum ve bu konuma olan atışların mesafesi gösterilmiştir. Turuncu çizgiler, ölçümleri (atışlardaki hataları) temsil edecek olası doğru çizgileridir. Kırmızıçizgi, bu 15 noktayı en iyi derecede temsil eden doğru çizgisi olsun. Nereden biliyoruz en iyisi olduğunu? Çünkü hedef bilyeye olan mesafelerin karelerinin toplamı, olabilecek en küçük değerdedir. En küçük kareler yöntemini, 1795 yılında Carl Friedrich Gauss’un geliştirdiği notunu da düşelim.

«««

Oynadığımız bilye oyununda matematiksel modelimiz apaçıktır:

Bağımsız Değişken (X): Atışın hızı, açısı, ortamdaki rüzgâr veya atıcının cinsiyeti, yaşı.

Bağımlı Değişken (Y): Hedef bilyeye olan mesafe.

En küçük kareler yöntemiyle her bir bilye atışına dair elde edilen verileri kullanarak, bir sonraki atışın isabetli olabilmesi için gerekli parametreleri tahmin etmeye çalışırız. Hoş geldin doğrusal Regresyon!

Ölçme, istatistik, araştırma, örneklem gibi konulara dair bilgi kırıntıları almak istersen Whatsapp grubuna üye olabilirsin. Bedeli sadece öğrenmek!

 



Okumak için güzel bir gün, okumaya devam et.