TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Hayvanlara, insanlara, bitkilere kısaca
“canlara” eziyet edenlerin sosyal medya ağlarından videolarını ya da fotoğraflarını paylaşmayı red ediyorum.
Konu üzerinde düşünsel her türlü etkinliğe varım: belki az yazarım, çok konuşurum ya da çok yazarım az konuşurum. Ama o fotoğraf veya görüntüleri paylaşmanın duyarlılık yaratmaktan ziyade sistematik bir duyarsızlığa doğru yelken açmakla eş olduğunu düşünüyorum artık. Ben ki paylaştığım an, bu vicdansızlığı, meşrulaştırdığımı düşünüyorum. Dahası kötüyü, doğru olmayanı paylaşmanın kınamaktan öte bir fiil yaymak
olduğunu düşünüyorum. Sen bir cana reva görülen zulmü içinde kabaran öfke ile paylaşırken olmuyorsun aslında daha iyi bir insan. Olmuyorsun daha çok duyarlı insan! Aksine
vicdanına dokunan o vicdansızlık, seni, duygularını sinsice esir alıyor.
Fark etmelisin artık. Duygularını, şefkatini, merhametini çok zalimce kullanıyorlar. Paylaşma arkadaş!
Bir insanın bir cana nasıl eziyet ettiğini paylaşmak yerine sen bir hayvana şefkatini nasıl gösterdiğini paylaş. Bir insanın bir çocuğa ettiği zulmü paylaşmak yerine sen bir çocuğun hayatına nasıl dokunduğunu anlat.
Vahşeti, şiddeti yapan mı daha zalimdi yoksa o vahşeti, şiddeti seyredip hiçbir şey yapmadan ‘yayan’ mı daha zalimdi? Vahşeti, şiddeti yapan mı daha çok zalimdi yoksa o vahşeti, şiddeti yapana aynı şiddetle karşılık veren mi daha çok zalimdi?
Vahşeti, şiddeti yapan mı daha zalimdi yoksa o vahşeti, şiddeti seyredip hiçbir şey yapmadan ‘yayan’ mı daha zalimdi? Vahşeti, şiddeti yapan mı daha çok zalimdi yoksa o vahşeti, şiddeti yapana aynı şiddetle karşılık veren mi daha çok zalimdi?
