TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Zaman, yaşantımızın en kıymetli, en değerli, en verimli anlarına tanıklık etmektedir. Bugün zamanımızı nasıl geçirdiğimiz, elbette gelecekteki yaşantımızın belirleyicisi olacaktır. Gelecekte bir
kariyer sahibi olmak ya da başarılı bir birey olmak
bugünden rahatımızı terk etmeye ve çok çalışmaya-çabaya bağımlı bir değişkendir.
İş, güç, okul, ders, yeme-içme, uyku, spor, oyun gibi pek çok etkinlik
ile yaşantımızı doldurduğumuzun farkındayım. Ancak, özellikle boş zamanlarımızda yaptığımız uğraşılarımızın niteliği, gelecekti hayatımızın belirleyicisi
olmaktadır. TV, tablet, telefon karşısında zamanımızı kıymetsizleştirmek yerine kitap okumak, tercihimiz olmalı her
zaman. Çünkü araştırmalar göstermektedir ki kitap okuyanların hayatta karşılaştıkları problemleri çözme becerileri, kitap
okumayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. Merak ettiğiniz konuları okumaktan vazgeçmeyiniz, araştırınız, öğreniniz. Yeteneklerinizi, ilgilerinizi keşfettiğiniz “zamanları” lütfen çok iyi değerlendiriniz. İçinde bulunduğunuz fiziksel, psikolojik koşulların zorluğu, sizi umutsuzluğa asla düşürmesin. Başarısızlıklarınızın daha büyük başarılarınız için bir deneme, bir tecrübe olduğunu asla unutmayınız ve asla yılmadan denemekten
vazgeçmeyiniz. Okudukça sevecek, sevdikçe paylaşacaksınız. Yeteneklerinizi keşfedecek, keşfettikçe mutlu olacaksınız. Bilgi ve sevginizi
paylaşmaktan hiç çekinmeyiniz.
Acı gerçekler:
>Tablet ve PC üzerinden günde ortalama 4 saat 14 dakika,
>Telefon üzerinden günde ortalama 2 saat 35 dakika internetteyiz.
(We are social, 2017 raporu)
>> Kitap okumaya ayırdığımız süre günlük sadece 1 dakika.
