TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Biyolojik olarak üreme işlevinin sonucunda çocuk sahibi olmak kadını anne, erkeği baba oldurur. Anne oldum, baba oldum dediğin an çocuğun da sana evlat olmuştur. Kendime anne, kendime baba olmuşumdur. Hatta bir evlat olarak benim de annem olmuştur, babam olmuştur. Merkezi benim, merkezim kendimdir. Şimdi merkezden çıkalım, çapımızı genişletelim.
Siz hiç biyolojik anne babanızdan başka birilerine sevgi hissedebildiniz mi?
Kendi çocuklarınızdan başka çocuklara şefkat gösterebildiniz mi?
Mesele anne ya da baba olmak mı?
Mesele bir evladın biyolojik annesine-babasına sahipliği mi?
Anne-baba olurdun. Eylemin kendisi olmaktı ve kendine olurdun.
Oysa annelik babalık öyle midir?
Annelik yapabilirdin babalık da.
Olmak yoktur, yapabilmek vardır.
Benim meselem "anne-baba olmak" değildir. Benim meselem kaç gönülde ömrümce ve gönlümce annelik babalık yapabildiğimdir.
Demem o ki anne baba olanların sadece günü olurdu.
Oysa annelik-babalık gönlünce yapabildiğin kadar ömrünce olurdu. Çünkü önce insan olurdun.
****
Anneler günü
Babalar günü
Kadınlar günü
Sevgililer günü
Öğretmenler günü
Doktorlar günü
Emekçiler günü
Yaşlılar günü
Çocuklar günü
...
Adı konmuş, tanımlı "günleri" değil
kendimizi bulduğumuz,
kendimize samimi olduğumuz "anlar" diliyorum.
Siz hiç biyolojik anne babanızdan başka birilerine sevgi hissedebildiniz mi?
Kendi çocuklarınızdan başka çocuklara şefkat gösterebildiniz mi?
Mesele anne ya da baba olmak mı?
Mesele bir evladın biyolojik annesine-babasına sahipliği mi?
Anne-baba olurdun. Eylemin kendisi olmaktı ve kendine olurdun.
Oysa annelik babalık öyle midir?
Annelik yapabilirdin babalık da.
Olmak yoktur, yapabilmek vardır.
Benim meselem "anne-baba olmak" değildir. Benim meselem kaç gönülde ömrümce ve gönlümce annelik babalık yapabildiğimdir.
Demem o ki anne baba olanların sadece günü olurdu.
Oysa annelik-babalık gönlünce yapabildiğin kadar ömrünce olurdu. Çünkü önce insan olurdun.
****
Anneler günü
Babalar günü
Kadınlar günü
Sevgililer günü
Öğretmenler günü
Doktorlar günü
Emekçiler günü
Yaşlılar günü
Çocuklar günü
...
Adı konmuş, tanımlı "günleri" değil
kendimizi bulduğumuz,
kendimize samimi olduğumuz "anlar" diliyorum.