TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
İnternetimiz
fiber, mobil bağlantılarımız 3G hızında olunca hayatımızdaki kavramlar da hızla
değişmekte sanırım.Bilgi
hızının verdiği tahribatları görmemek, duymamak ve söylememek için zorlansam da
çoğu zaman tutamıyorum kendimi.
Yunus
Emre’nin Beyhey kardaş şiirinin son iki mısrası benim ruh halimi işte böyle
özetler: “Behey yunus sana söyleme derler/Ya ben öleyim mi
söylemeyince.”
TEOG'da 'açık uçlu' soru dönemi başlıyor başlıklı haber
bağlantısı: http://aa.com.tr/tr/egitim/teogda-acik-uclu-soru-donemi-basliyor-/863120
Bağlantıdaki
metne istinaden
1-
Teog bir sistem midir? Sınav mıdır?
2-“İki
puanlayıcının puanı farklı olursa, öğrencinin cevabı soruyu hazırlayan üst
puanlayıcı tarafından değerlendirilecek.” ifadesinde “üst puanlayıcı” yeni mi
çıktı? Hani mahkemelerin üstü var biliyorum da üst puanlayıcıyı yeni duyuyorum.
Acaba üst puanlayıcı yerine “başka bir puanlayıcı ya da üçüncü bir puanlayıcı”
olarak ifade etmek bilgi hızımızı çok mu yavaşlatır?
3-
TEOG puanları açıklandığında, öğrencilere soruların imajları doğru cevaplar ile
sunulacak. ifadesini ise hiç anlayamadım. Soruların imajları nedir? Yeni bir
kavram mıdır acaba ben mi güncel değilim. Bir soru nasıl görünür acaba?
Karizmatik soru, pespaye soru gibi bir şey mi şu imaj meselesi.
4-
Kazanım kavrama testleri nedir? Çok cahil kaldım.
5-“Kazanım
kavrama testlerindeki açık uçlu sorularla öğrenciler, TEOG sınavındaki yeni
uygulama için "tatbikat" yapmış olacak.” Bu ifade de teog sistemi olmuş teog
sınavı. Yani haber metni tutarsız tanımlamalarla içeriyorken ilgili ifadede
geçen “tatbikat” sözcüğünü de OHAL’e bağlayayım bari. Olağanüstü RUH halindeyiz
ya “tatbikat” sözcüğü yerine uygulamak demek yeterince baskıcı ve ideolojik
olmayacaktı sanırım. Kaldı ki tatbikat yerine eş anlamlısı “uygulama” sözcüğünü
kullansaydı muhabir sanırım saçmalığı fark edecekti. Hadi biz fark edelim.
Kazanım kavrama testlerindeki açık uçlu sorularla öğrenciler,TEOG sınavındaki
yeni uygulama için "uygulama" yapmış olacak.
6-Kurslarda
alıştırma yapılacaksa okullarda ne yapılıyor diye sormak
hakkımdır.
7-Açık
uçlu soru kavramına da itirazım var. Çünkü bu soru tipi, tanımlandığı şekliyle
uygulanmıyor. Dolayısıyla uygulandığı şekliyle kapsayıcı bir tanımının yapılması
gerekir. Önerimi ise Bültene yazmıştım.
Sonuç:
Bir haber metninin dili bu mu olmalı sanırım iletişim ve gazetecilik eğitimi
alanlar benden daha iyi değerlendireceklerdir. Türkçe bilenler ise okuduklarını
tam anlamayacaklardır. Anadil ön şart. Alan bilgisi olanlar ise “üst puanlayıcı,
sorunun imajı, kazanım kavrama testleri, teog sistemi” ifadelerini elbette
eleştireceklerdir.
Diğer bir sonuç; mesele
diploma almak değil kendini bilmek sanırım.
Sevgiyle, bilgiyle mutlu kalın.