TYMM'ye göre ölçme ve değerlendirme öğrenciyi tasnif eden bir “not verme aracı” değil de öğrencinin yeteneklerini keşfeden ve onu geliştirmeyi hedefleyen bir "rehberlik sistemi" imiş. Ölçme ve değerlendirmenin temel amacı “öğrenciye güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini ifade eden betimleyici geri bildirimlerin sunulması” imiş. Ne ki “kâğıt üzerindeki ideal” ile “sınıf içindeki gerçeklik” arasında devasa bir uçurum var. Bu uçurum esasında yıllardır var. Kılavuzda “ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin sonunda not verme odaklı olmaktan çıkarılarak öğrenme-öğretme sürecinin doğal ve planlı bir bileşeni hâline getirilmiştir” ifadesiyle henüz ölçülmeyen, gözlenmeyen bir durum baştan kabul edilmiş. Şaşırdım. Oysa TYMM 2 yıldır uygulamada. Ne bildiniz, nasıl bildiniz not vermenin ötesine geçildiğini? Bu denli yanlı bir dil, bir bilim insanın yaklaşımı olmamalı. 30-40 kişilik sınıflarda müfredat yetişsin telaşı varken performans ya da beceri ölçme çabaları maalesef...
Düşünme becerilerini çok önemsiyoruz ve sadece 10.sınıf öğrencilerine Felsefe dersini
layık görüyoruz. İlginç geldi bana. Düşünme becerisi faaliyetlerine şayet haftalık ders saati bakımından az (?! az
değil çok bile olabilir, yeterli de olabilir, bilmiyorum. Bir varsayımdan yola
çıkıyorum) yer verilmiş ise 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerine ahlak
bilgisi, biyoloji, beden eğitimi derslerinin ders saatlerinin arttırılmasıyla
beklenen fayda sağlanır mı? Şüphe ediyorum sadece. Gerçi ders saatlerinin
süresine de pek takılmamak gerek. Ders saatleri daha ne kadar arttırılmalı, kaç
saat olmalı vs konuşabiliriz ancak sanırım bu ders saatlerinin süresinden ziyade "verimliliği" daha çok tartışmamız gerekecek. Ders içerikleri, eğitim
öğretim faaliyetlerinin neliği, çok daha fazla önemli olsa gerek. Haftalık ders saati süresinin arttırılması ile
verimlilik arasındaki ilişki nedir eldeki bulgulara da bakmak lazım. Benim
bildiğim ülke olarak bir işte çalışma saatlerimiz, bazı gelişmiş ülkelere göre daha
fazla ancak gelirimizin daha az olduğudur. 1 kg et satın almak için
bazı ülkelere göre daha fazla saat çalıştığımız da bilinmektedir (bkz Özcan
kadıoğlu'nun yazılarına). Hal böyleyken "verimliliği" kendi adıma çok daha fazla
önemsiyorum.
Sevgi ve saygılarımla, muhabbetle mutlu kalınız.